Anayasa Mahkemesi, 04.05.2017 tarihli kararıyla PVSK m.4/A'nın 6. fıkrasının, durdurulan kişilerin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan görünmeyen bölümlerinin 'mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı emriyle' aranmasına imkan tanıyan son cümlesini neden iptal etmiştir? Bu iptal kararının Anayasa'nın 20. maddesiyle olan ilişkisini açıklayınız.
Anayasa Mahkemesi, bu hükmü Anayasa'nın 20. maddesinin ikinci fıkrasına açıkça aykırı olduğu için iptal etmiştir. Anayasa m.20/2, özel hayata ve kişinin maddi bütünlüğüne yönelik en önemli güvencelerden birini içerir. Bu fıkraya göre, bir kişinin üstü, özel kağıtları ve eşyasının aranabilmesi için kural olarak 'usulüne göre verilmiş hakim kararı' zorunludur. Bu kuralın tek istisnası, 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri' bulunmasıdır. Anayasa Mahkemesi, iptal kararında şu tespiti yapmıştır: PVSK'daki iptal edilen hüküm, arama için 'kanunla yetkili kılınmış merci' olarak 'mülki amirin görevlendireceği kolluk amirini' göstermektedir. Ancak daha da önemlisi, bu yetkiyi 'gecikmesinde sakınca bulunan bir hal' olup olmadığına bakmaksızın genel bir kural olarak tanımaktadır. Bu durum, Anayasa'nın arama için aradığı 'hakim kararı' kuralını tamamen işlevsiz hale getirmekte ve istisnayı kural haline dönüştürmektedir. Anayasa'nın açık hükmü karşısında, gecikmesinde sakınca bulunmayan bir halde dahi hakim kararı olmaksızın, bir kolluk amirinin emriyle arama yapılmasına imkan tanınması, Anayasa m.20/2 ile güvence altına alınan temel hakkın özüne dokunan bir ihlaldir. AYM, bu gerekçeyle kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)