Rüşvet alma veya talebinde bulunan kişinin; yargı görevi yapan (avukat, hakim, savcı), hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması, ceza hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur? Bu düzenlemenin ardındaki suç politikası nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41030

Rüşvet alan veya talep eden ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin TCK m.252/7'de sayılan bu sıfatlara sahip olması, suçun nitelikli halini oluşturur ve verilecek cezanın üçte birden yarısına kadar artırılmasını gerektirir. Bu sıfatlar; yargı görevi yapan (avukat, hakim, savcı), hakem, bilirkişi, noter ve yeminli mali müşavirdir. Bu düzenlemenin ardındaki suç politikası, sayılan bu mesleklerin kamusal niteliği, adaletin tecellisindeki rolleri ve kendilerine duyulan özel güvenin korunmasıdır. Bu kişiler, görevleri gereği tarafsızlık, dürüstlük ve objektiflik gibi ilkelere sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. Onların rüşvet suçuna karışması, sadece kamu idaresinin güvenirliğini değil, aynı zamanda yargı sisteminin ve adalete olan inancın temelden sarsılmasına neden olur. Kanun koyucu, bu meslek gruplarının işlediği rüşvet suçunun toplumda yaratacağı infialin ve zararın daha ağır olduğunu kabul ederek, daha caydırıcı bir ceza öngörmüş ve bu kişilerin taşıdığı özel sorumluluğu vurgulamıştır. Bu, cezanın orantılılığı ilkesinin bir gereğidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/rusvet-sucu-cezasi-nedir.html)