Tenkis davasında, tenkise konu malın (örneğin bir daire) bölünemez olması durumunda, mahkeme nasıl bir karar vermelidir? Bu durumda tarafların (davacı saklı pay sahibi ve davalı lehine tasarruf yapılan kişi) sahip olduğu seçimlik haklar nelerdir? (TMK m.564)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41028

Tenkise konu kazandırmanın bölünemeyecek bir mal olması durumunda, tenkisin aynen (malın bir bölümünün verilmesi şeklinde) yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkeme, TMK m.564'te düzenlenen özel usulü uygular. Bu maddeye göre, taraflara bir seçimlik hak tanınır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/711 E., 2024/1614 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, süreç şu şekilde işler: 1) Tercih Hakkının Davalıya Sorulması: Mahkeme öncelikle, lehine tasarruf yapılan davalıya tercih hakkını sorar. Davalının iki seçeneği vardır: a) Tenkisi gereken kısmın (yani davacının ihlal edilen saklı payına denk gelen değerin) karar tarihindeki değerini davacıya nakden ödeyerek malın tamamına sahip olmak. b) Tasarruf edilebilir kısmı aşan malın kendisinde kalmasını istemeyip, tasarruf edilebilir kısma denk gelen değeri davacıdan alarak malın tamamını davacıya devretmek. 2) Karar: Uygulamada genellikle davalı, tenkisi gereken miktarı ödeyip malı elinde tutmayı tercih eder. Mahkeme, malın karar tarihine en yakın tarihteki değerini tespit ettirir. Bu değer ile daha önce hesaplanan sabit tenkis oranı çarpılarak davacının alacağı olan nakdi miktar bulunur ve davalının bu miktarı davacıya ödemesine, karşılığında malın mülkiyetinin davalıda kalmasına karar verilir. Bu durumda hisseli tescile karar verilemez; malın mülkiyeti tek bir kişide kalır, diğer taraf ise alacağını nakden alır. Bu düzenleme, bölünemeyen malların ekonomik bütünlüğünü korumayı amaçlar. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)