Bir davada, davalı olarak gösterilen 'X İş Ortaklığı'nın tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkeme, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davayı (takibi) doğrudan reddetmeli midir? HMK m.124 bu duruma nasıl bir çözüm getirmektedir?
Mahkeme, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davayı (takibi) doğrudan reddetmemelidir. Adi ortaklık veya iş ortaklığı gibi yapıların tüzel kişiliği bulunmadığından, HMK m.50 uyarınca taraf ehliyetleri de yoktur. Taraf ehliyeti HMK m.114 uyarınca bir dava şartıdır ve yokluğu davanın usulden reddini gerektirir. Ancak, kanun koyucu usul ekonomisi ilkesi gereği, bu tür hataların düzeltilmesine imkan tanımıştır. HMK m.124/4'e göre, 'Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.' Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/13909 E., 2017/5969 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, takibe dayanak belgelerin iş ortaklığı adına düzenlenmiş olması, borçlu tarafın yanlış gösterilmesinin 'kabul edilebilir bir yanılgıya' dayandığını gösterir. Bu durumda mahkeme, davayı hemen reddetmek yerine, davacıya (alacaklıya) iş ortaklığını oluşturan gerçek veya tüzel kişi ortaklara davayı yöneltmesi için uygun bir süre vermeli ve taraf değişikliğine izin vermelidir. Eksiklik bu süre içinde giderilirse davaya devam edilir, giderilmezse dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-50-taraf-ehliyeti.html)