Bir fail, kendisini 'Gümrük Müdürü' olarak tanıtarak, gümrükten mal çıkarabileceği vaadiyle mağdurdan menfaat temin etmiştir. Bu eylem, TCK m.158/2 kapsamında 'hatır dolandırıcılığı' mıdır, yoksa TCK m.157 kapsamında 'basit dolandırıcılık' mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki ayrımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41022

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu eylem, basit dolandırıcılık (TCK m.157) suçunu oluşturur, nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/2) değildir. TCK m.158/2'nin uygulanabilmesi için failin, kendisinin bir kamu görevlisi olduğunu söylemesi değil, 'başka kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını' söyleyerek, bu hayali nüfuzunu kullanarak bir işi gördüreceğini vaat etmesi gerekir. Yani suçun nitelikli hali, failin kendisini değil, başka kamu görevlileri üzerindeki etkisini bir hile unsuru olarak kullanmasına dayanır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/21200 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, failin kendisini gümrük müşaviri veya müdürü olarak tanıtması, TCK m.158/2'deki unsuru değil, TCK m.157'deki basit dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturur. Fail, başka bir kamu görevlisi nezdindeki hatırından değil, bizzat kendi sahte sıfatından yararlanarak mağduru aldatmıştır. Bu nedenle eylem, basit dolandırıcılık olarak cezalandırılmalıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)