PVSK m.4/A'nın 6. fıkrası, polisin durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, 'kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri' alabileceğini, ancak bu amaçla kişinin üzerindeki 'elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılmasının istenemeyeceğini' hükme bağlamıştır. Bu hükmün, arama tedbirinin sınırları açısından pratik anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41021

Bu hüküm, polisin durdurma yetkisi kapsamında alabileceği 'tedbir' ile Anayasal güvence altındaki 'arama' tedbiri arasına bir sınır çizmektedir. Hükmün pratik anlamı şudur: 1) Kaba Üst Araması (Yoklama): Polis, kişinin elbiseleri üzerinden, ceplerine veya çantasına dışarıdan dokunarak (sıvazlayarak) silah, bıçak gibi tehlikeli bir cisim olup olmadığını kontrol edebilir. Bu işlem 'yoklama suretiyle kontrol' olarak adlandırılır ve PVSK'ya göre bir 'tedbir'dir. 2) Sınır: Bu tedbir, kişinin mahremiyetine daha derin bir müdahale olan, üzerindeki elbiseyi çıkarmasını isteme veya aracının torpido gözü, bagajı, koltuk altı gibi dışarıdan görünmeyen kapalı bölümlerini açmasını isteme aşamasına gelemez. Bu tür işlemler, artık bir 'tedbir' olmaktan çıkar ve Anayasa m.20/2 ile CMK m.116 vd. hükümlerine tabi olan bir 'arama' işlemi haline gelir. Böyle bir arama için ise kural olarak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan halde yetkili merciin yazılı emri gerekir. Dolayısıyla kanun, polisin önleyici tedbir yetkisini, arama kararı gerektirmeyen yüzeysel bir kontrolle sınırlamıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)