Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/1405 E., 2017/4251 K. sayılı kararında, TC vatandaşlarının 'ikinci derece askeri yasak bölgeye' girmelerinin neden suç oluşturmadığı belirtilmiştir? Bu karara göre TCK m.332'nin uygulama alanı hangi tür askeri yasak bölgelerle sınırlıdır?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, TCK m.332'de düzenlenen 'Askeri Yasak Bölgelere Girme' suçunun hukuki çerçevesi 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile birlikte değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeye göre: 1) İkinci derece askeri yasak bölgelere ilişkin esasları düzenleyen 2565 sayılı Kanun'un 9, 13 ve 17. maddelerinde, TC vatandaşlarının bu bölgelere girmeleri yasaklanmamış, ancak yabancıların girmeleri men edilmiştir. Bu nedenle, bir TC vatandaşının ikinci derece askeri yasak bölgeye girmesi, 2565 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal teşkil etmediğinden, TCK m.332'deki suçu da oluşturmaz. 2) TCK m.332'de düzenlenen ve daha ağır yaptırım öngören suçun konusunu ise öncelikle 'birinci derece askeri yasak bölgeler' oluşturmaktadır. 2565 sayılı Kanun'da birinci derece askeri yasak bölgelere girmenin ayrıca cezalandırılmamış olması, bu eylemin doğrudan TCK m.332 kapsamına alındığını göstermektedir. Dolayısıyla, bir TC vatandaşının 'gizlice veya hile ile' birinci derece askeri yasak bölgeye girmesi TCK m.332'deki suçu oluşturacaktır. Karar, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespitinde, girilen bölgenin derecesi ve failin vatandaşlık durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-332-askeri-yasak-bolgelere-girme-sucu.html)