Kanun Teklifi'nde yer alan, kasten insan öldürme suçunun mağdurunun 'kadın' olmasının TCK m.82'de nitelikli hal olarak düzenlenmesi önerisi, Anayasa'nın 'eşitlik' ilkesi (m.10) ve ceza hukukunun 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından ne gibi tartışmalara yol açabilir?
Bu öneri, hem Anayasal hem de ceza hukuku ilkeleri açısından önemli tartışmalar yaratır. 1) Eşitlik İlkesi (Anayasa m.10): Teklif, 'pozitif ayrımcılık' mantığına dayandırılsa da, cinsiyet temelli bir ağırlaştırıcı neden getirmesi, 'erkek' mağdurlara karşı işlenen cinayetlerle arasında bir ayrım yarattığı için eşitlik ilkesine aykırılık iddiasıyla karşılaşabilir. Anayasa Mahkemesi, pozitif ayrımcılığın fiili eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik ve ölçülü olması gerektiğini belirtmektedir. Önerinin mevcut haliyle çok geniş ve sınırsız olması ('kadına şiddet' gibi bir bağlam kurulmadan, sırf mağdurun kadın olmasının yeterli sayılması) bu ölçülülük denetimini geçemeyebilir. 2) Suçta ve Cezada Kanunilik (Belirlilik) İlkesi: Teklif, 'kadına karşı' işlenen tüm kasten öldürme fiillerini kapsayacak şekilde çok geniş düzenlenmiştir. Metinde belirtildiği gibi, bu durum, kadına yönelik toplumsal cinsiyet temelli bir şiddet motivasyonu olmaksızın, örneğin bir trafik kavgası veya miras anlaşmazlığı sonucu bir kadının olası kastla öldürülmesi halinde dahi nitelikli halin uygulanmasına yol açabilir. Bu, kanun koyucunun asıl amacını (kadına yönelik şiddetle mücadele) aşan, öngörülemeyen ve ceza adaletiyle bağdaşmayan sonuçlar doğurabilir. Hükmün, 'kadına yönelik şiddet saikiyle' veya benzeri bir sınırlama ile düzenlenmesi, belirlilik ilkesine ve düzenlemenin amacına daha uygun olurdu. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tck-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi)