Alacaklı, borçlusuna 'Borcunu ödemezsen, daha önce işlediğin ve sadece benim bildiğim vergi kaçakçılığı suçunu maliyeye ihbar ederim' şeklinde bir mesaj göndermiştir. Alacaklının bu eylemi TCK kapsamında hangi suçu oluşturur? Bu eylemin 'hakkın kullanılması' kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41013

Alacaklının eylemi, TCK m.107/1'de düzenlenen şantaj suçunu oluşturur. Bu madde, 'Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi... haksız çıkar sağlamaya zorlayan' kişiyi cezalandırmaktadır. Somut olayda, alacaklının 'alacağını isteme hakkı' ve her vatandaş gibi 'suçu ihbar etme yükümlülüğü' bulunmaktadır. Ancak fail, bu hak ve yükümlülüğünü, borçluyu borcunu ödemeye zorlamak için bir baskı aracı olarak kullanmaktadır. Alacağını yasal yollarla (icra takibi, alacak davası) istemek yerine, borçlunun bir sırrını ifşa etme tehdidiyle tahsil etmeye çalışması, bu hakkın kötüye kullanılmasıdır ve elde edilmek istenen çıkarı 'haksız' hale getirir. Her ne kadar alacak haklı bir alacak olsa da, tahsil için kullanılan yöntem hukuka aykırıdır ve şantaj suçunun 'haksız çıkar sağlama' unsurunu oluşturur. Eylem, 'hakkın kullanılması' (TCK m.26/1) hukuka uygunluk nedeni kapsamında değerlendirilemez, çünkü hakkın kullanılması da dürüstlük kuralına uygun ve meşru bir zeminde olmalıdır. Bir hakkı elde etmek için başka bir suç işleme tehdidinde bulunmak, hakkın kullanılması olarak kabul edilemez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)