Bir davanın yargılaması devam ederken davalılardan birinin vefat etmesi durumunda, bu durumun davanın taraf ve dava ehliyeti üzerindeki etkisi nedir? Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usuli yol HMK m.50 ve ilgili Yargıtay kararları çerçevesinde ne olmalıdır?
HMK m.50'ye göre davada taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetine paraleldir. TMK m.28 uyarınca kişilik ölümle sona erdiğinden, ölen kişinin hak ehliyeti ve dolayısıyla HMK m.50 uyarınca taraf ehliyeti de sona erer. Taraf ehliyeti, HMK m.114/1-d uyarınca bir dava şartıdır ve mahkemece re'sen gözetilir. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, mahkeme davayı durduramaz veya ölü kişi aleyhine hüküm kuramaz. Mahkemenin izlemesi gereken usuli yol şudur: Dava, ölen kişinin terekesine, yani onun mirasçılarına karşı devam edecektir. Mahkeme, ölen kişinin mirasçılık belgesini (veraset ilamını) dosyaya getirtmeli ve davayı tüm mirasçılara yöneltmelidir. Mirasçılar davaya usulüne uygun şekilde dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, savunma ve delil sunma hakları tanınmalı ve yargılamaya bu şekilde devam edilmelidir. Hüküm, ölü kişi adına değil, onun mirasçıları adına veya aleyhine kurulmalıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/4772 E., 2018/372 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, taraf ehliyeti son bulan ölü kişi hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır ve bozma sebebidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-50-taraf-ehliyeti.html)