TCK m.332'de düzenlenen 'Askerî Yasak Bölgelere Girme Suçu'nun oluşabilmesi için aranan 'gizlice veya hile ile girme' unsurları ne anlama gelmektedir? Bir kişinin yanlışlıkla veya farkında olmadan bir askeri yasak bölgeye girmesi bu suçu oluşturur mu? Suçun manevi unsurunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41005

TCK m.332'deki suçun oluşması için failin, devletin askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış bir yere 'gizlice' veya 'hile ile' girmesi şarttır. Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere; - 'Gizlice girmek', denetim ve korumaya ilişkin her türlü tedbiri (tel örgü, nöbetçi vb.) aşarak, fark edilmemeye çalışarak yasak bölgeye girilmesi anlamına gelir. - 'Hile ile girmek' ise, sahte kimlik kullanmak, askeri üniforma giymek gibi aldatıcı vasıtalar kullanarak giriş yapmayı ifade eder. Bu unsurlar, suçun objektif niteliğini belirler. Bir kişinin yanlışlıkla, yolu şaşırarak veya bölgenin yasak olduğunu belirten işaretleri görmeyerek (taksirle) askeri yasak bölgeye girmesi bu suçu oluşturmaz. Çünkü TCK m.332, taksirli hali cezalandırmamaktadır. Suçun manevi unsuru 'genel kast'tır. Failin, girdiği yerin askeri yarar gereği yasaklanmış bir bölge olduğunu bilmesi ve bu bölgeye gizlice veya hile ile girmeyi istemesi gerekir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/4936 E., 2017/884 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın yasak bölgeye hata sonucu girdiği, gizlice veya hile ile girdiğine dair delil elde edilemediği durumlarda suçun unsurları oluşmayacağından beraat kararı verilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-332-askeri-yasak-bolgelere-girme-sucu.html)