Şantaj suçunun TCK m.107/1 ve TCK m.107/2'de düzenlenen hallerini karşılaştırınız. Özellikle TCK m.107/2'deki 'yarar sağlama' unsurunun yokluğunda, bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususları açıklama tehdidi hangi suçu oluşturur? Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.
TCK m.107/1 ve TCK m.107/2, şantaj suçunun iki farklı işleniş biçimini düzenler. TCK m.107/1'de fail, 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi' yapacağını veya yapmayacağını ileri sürerek mağduru kanuna aykırı bir şey yapmaya/yapmamaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlar. Burada failin yasal bir hakkını (örn: şikayet hakkı) veya yükümlülüğünü (örn: tanıklık) koz olarak kullanması söz konusudur. TCK m.107/2'de ise fail, mağdurun 'şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği' tehdidinde bulunur. Bu fıkranın en önemli unsuru, failin bu tehdidi 'kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla' yapmasıdır. Eğer fail, herhangi bir yarar sağlama amacı olmaksızın, sırf mağduru korkutmak veya küçük düşürmek amacıyla şeref ve saygınlığına zarar verecek bir hususu açıklayacağını söylerse, bu eylem şantaj suçunu (TCK m.107/2) değil, TCK m.106/1'de düzenlenen 'tehdit' suçunu oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/26737 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, şantaj suçunun 'yarar sağlama' unsurunun bulunmaması halinde eylem tehdit suçu olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, 'yarar sağlama' kastı, TCK m.107/2'yi genel tehdit suçundan ayıran temel ve kurucu unsurdur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)