Bir tenkis davası açıldıktan sonra, davalı, tenkise konu malı, davadan haberdar olan kötü niyetli bir üçüncü kişiye devrederse, davacı bu üçüncü kişiye karşı ne yapabilir? Bu durumda davacının, ilk davalıya ve üçüncü kişiye karşı sahip olduğu hakları ayrı ayrı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40992

Bu durumda davacı, hem ilk davalıya hem de kötü niyetli üçüncü kişiye karşı haklarını kullanabilir. Süreç ve haklar şu şekilde işler: 1. **Üçüncü Kişiye Karşı Haklar:** Tenkis davası, kural olarak şahsi bir dava olup, sadece kazandırmadan yararlanan kişiye karşı açılır. Ancak davalının, tenkis davasını sonuçsuz bırakmak amacıyla (kötü niyetle) malı devretmesi ve devralan üçüncü kişinin de bu durumu bilerek (kötü niyetle) malı alması halinde, istisnai olarak bu kötü niyetli üçüncü kişi de davaya dahil edilebilir veya ona karşı ayrı bir dava açılabilir. Davacı, üçüncü kişinin de kötü niyetli olduğunu ispatlayarak, tapu kaydının iptalini ve tenkise tabi kısım oranında kendi adına tescilini (eğer mal bölünebiliyorsa) veya bedelini (bölünemiyorsa) bu üçüncü kişiden talep edebilir. Bu, 'ayni' nitelikte bir taleptir. 2. **İlk Davalıya Karşı Haklar:** Üçüncü kişinin kötü niyetini ispatlamak zor olabilir veya üçüncü kişi iyi niyetli olabilir. Bu durumlarda, davacının ilk davalıya (malını devreden kişiye) karşı hakkı devam eder. Davacı, ilk davalıya karşı açtığı tenkis davasına devam eder. Mahkeme, sanki mal hala ilk davalıdaymış gibi tenkis hesabını yapar. Eğer malın aynen iadesi (üçüncü kişi kötü niyetli değilse) mümkün değilse, mahkeme ilk davalıyı, tenkis edilecek miktarın 'bedelini' davacıya ödemeye mahkum eder. Bu, şahsi nitelikte bir 'alacak' davasına dönüşür. Yani, davacı malı geri alamaz ama değerini ilk davalıdan tazmin eder. Kısacası, davacı öncelikle malı geri alabilmek için üçüncü kişinin kötü niyetini ispatlamaya çalışır; bunu başaramazsa, malın bedelini ilk davalıdan tahsil etme hakkını saklı tutar. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)