Sanığın, kendisi hakkında şikayette bulunacağını söyleyen katılana, 'eğer şikayet edersen, elindeki görüntüleri ilgili yerlere veririm' şeklinde karşılık vermesi, şantaj suçunu nasıl oluşturur? Bu olayda 'yarar sağlama' unsurunun ne olduğunu açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 107/2 kapsamında şantaj suçunu oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/9718 E., 2020/7000 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür bir eylemde 'yarar sağlama' unsuru, failin kendisini hukuki bir süreçten kurtarma amacıdır. Suçun unsurları şunlardır: 1. **Tehdit Unsuru:** Fail, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki 'görüntüleri ilgili yerlere verme' tehdidini kullanmaktadır. 2. **Yarar Sağlama Maksadı:** TCK m. 107/2'deki 'yarar' kavramı, sadece maddi veya somut bir kazanç elde etmeyi değil, aynı zamanda kişinin bir 'külfetten veya olumsuz bir sonuçtan kurtulmasını' da kapsar. Somut olayda, sanığın elde etmeye çalıştığı 'yarar', hakkında yapılacak bir ceza soruşturması veya kovuşturmasından, yani hukuki bir takibattan ve olası bir cezai yaptırımdan 'kurtulmaktır'. Sanık, mağdurun meşru bir hakkı olan 'şikayet hakkını' kullanmasını engellemek amacıyla, onun şeref ve saygınlığına yönelik bir tehdidi araç olarak kullanmaktadır. Mağduru şikayetten vazgeçirerek kendisine bir 'menfaat' (yargılanmama, ceza almama) sağlamayı amaçlamaktadır. Bu, suçun oluşumu için yeterli olan haksız bir yarardır. Dolayısıyla, bir kişiyi meşru şikayet hakkını kullanmaktan vazgeçirmek amacıyla, özel hayatına ilişkin bir tehditte bulunmak, tipik bir şantaj eylemidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)