Bir sanığın, göçmen kaçakçılığı suçundan işlem yapılmaması için polislere para teklif ettiği, ancak bu teklifi doğrudan kendisinin yapmadığı, paranın bir kısmının başka bir kişiden gelmesini beklediği ve paranın o kişi tarafından getirilip kendisine verildiği anda olaya el konulduğu bir durumda, parayı getiren aracının 'rüşvete aracılık etme' (TCK m. 252/5) suçundan sorumlu tutulabilmesi için hangi manevi unsurun ispatlanması gerekir? Yargıtay'ın bu konudaki delil değerlendirme kriteri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40986

Parayı getiren aracının, TCK m. 252/5 uyarınca 'rüşvete aracılık etme' suçundan sorumlu tutulabilmesi için, bu suçun manevi unsuru olan 'kast'ın, yani 'getirdiği paranın bir rüşvet anlaşması kapsamında verildiğini bilmesi ve bu suça iştirak etmeyi istemesi'nin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin bu yöndeki bir kararında da belirttiği gibi, sadece parayı bir yerden alıp diğerine teslim etme eylemi, tek başına aracılık suçunun oluşumu için yeterli değildir. Mahkemenin, aracının kastını değerlendirirken şu hususları araştırması gerekir: 1. **Rüşvet Anlaşmasından Haberdar Olma:** Aracının, rüşvet teklif eden ile polisler arasındaki anlaşmadan veya en azından tekliften haberdar olup olmadığı, paranın neden ve ne amaçla verildiğini bilip bilmediği tespit edilmelidir. 2. **Savunmanın Aksini İspat:** Aracı, savunmasında sadece kendisine 'para lazım olduğu ve bu parayı Ümit'e vermesinin söylendiğini, rüşvet konusunda bilgisinin olmadığını' beyan etmişse, savcılık veya mahkeme, bu savunmanın aksini kanıtlayan deliller bulmak zorundadır. Örneğin, aracının diğer sanıklarla yaptığı ve rüşvet konusunun geçtiği telefon görüşmeleri, tanık beyanları veya kendi ikrarı gibi. Yargıtay, somut olayda, aracının savunmasının aksine, onun rüşvet anlaşmasına dahil olduğuna ve paranın bu amaçla verildiğini bildiğine dair 'her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil' bulunmadığı gerekçesiyle, beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, aracının kastı net bir şekilde ispatlanamıyorsa, mahkumiyet hükmü kurulamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/rusvet-sucu-cezasi-nedir.html)