CMK m. 109/3-h bendinde düzenlenen, 'suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere ayni veya kişisel güvenceye bağlamak' şeklindeki adli kontrol tedbirini, aynı fıkranın (f) bendindeki 'bir güvence miktarını yatırmak' tedbirinden ayıran temel fark nedir? 'Ayni veya kişisel güvence' kavramlarına birer örnek veriniz.
Bu iki tedbir de mali bir güvenceye dayanmakla birlikte, amaçları ve nitelikleri açısından temel bir fark içerir. 1. **(f) bendi - Güvence Miktarı Yatırmak:** Bu, genel bir güvence tedbiridir. Temel amacı, şüphelinin/sanığın yargılamadaki usuli yükümlülüklerini (duruşmalara katılma vb.) yerine getirmesini sağlamaktır. Yatırılan para, bu yükümlülükler ihlal edilirse Hazine'ye gelir kaydedilir. Mağdurun zararını karşılama amacı ikincil plandadır ve ancak CMK m. 114'teki şartlarla (sanığın rızası vb.) mağdura ödeme yapılabilir. 2. **(h) bendi - Mağdurun Hakları İçin Güvence:** Bu ise özel ve doğrudan 'onarıcı adalete' yönelik bir tedbirdir. Bu tedbirin birincil amacı, şüphelinin yargılamada hazır bulunmasından ziyade, suç nedeniyle 'mağdurun uğradığı zararların' tazmin edilmesini en başından güvence altına almaktır. Özellikle dolandırıcılık, hırsızlık, taksirle yaralama gibi malvarlığına veya vücut bütünlüğüne yönelik suçlarda, mağdurun tedavi masraflarının veya çalınan malının bedelinin karşılanmasını temin etmeyi hedefler. Bu güvence, sadece nakit para (parasal güvence) olmak zorunda değildir: - **Ayni Güvence:** Şüphelinin, kendi malvarlığından bir şeyi teminat olarak göstermesidir. Örneğin, şüphelinin kendi arabasının veya arsasının tapu kaydına, mağdurun alacağı için bir 'teminat şerhi' konulması. - **Kişisel Güvence:** Üçüncü bir kişinin, şüphelinin mağdura olan borcunu ödeyeceğine dair 'kefil' olmasıdır. Örneğin, şüphelinin saygın bir yakınının mahkemeye karşı 'müteselsil kefil' olarak taahhütte bulunması. Bu tedbir, mağdurun haklarını daha doğrudan koruyan, daha esnek ve onarıcı adalete daha uygun bir mekanizmadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)