Terditli olarak açılan bir vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasında, mahkemenin vasiyetnamenin iptali talebini reddetmesi, ancak ıskat edilen (mirastan çıkarılan) kişinin, mirasbırakandan önce öldüğünü tespit etmesi durumunda, ıskatın hukuki akıbeti ne olur? Mahkemenin bu durumda nasıl bir karar vermesi gerekir?
Bu durumda, mahkemenin vasiyetnamenin iptali talebini reddetmesi isabetli olsa da, ıskata ilişkin olarak davanın reddine karar vermesi hatalı olur. Iskatın hukuki akıbeti, ıskat edilen kişinin mirasbırakandan önce ölmesiyle kendiliğinden 'geçersiz' hale gelmesidir. Süreç ve hukuki sonuç şöyledir: 1. **Iskatın Niteliği:** Iskat, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve sadece ıskat edilen kişiye yönelik sonuç doğurur. 2. **Iskat Edilenin Önce Ölmesi:** TMK m. 578'e göre, mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmak gerekir. Iskat edilen kişi, mirasbırakandan önce öldüğünde, zaten mirasçı sıfatını kazanamaz. Mirasçı olamayan bir kişinin mirastan çıkarılması da anlamsızlaşır. Dolayısıyla, ıskat hükmü, konusu kalmadığı için 'hükümsüz' veya 'geçersiz' hale gelir. 3. **Mahkemenin Vermesi Gereken Karar:** Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2024 tarihli (2024/1917 E.) kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin bu durumu re'sen tespit ederek, ıskatın geçersiz hale geldiğine karar vermesi gerekir. Mahkemenin, bu hukuki durumu göz ardı ederek, ıskatın geçerli olduğu varsayımıyla davanın reddine karar vermesi hatalıdır. Iskat geçersiz hale geldiği için, vasiyetnamenin bu kısmı uygulanmaz ve ıskat edilenin (eğer varsa) altsoyu veya diğer yasal mirasçılar, o sanki hiç ıskat edilmemiş gibi miras hukukunun genel kurallarına göre hak sahibi olurlar. Mahkeme, vasiyetnamenin diğer kısımlarının geçerli olduğuna karar verirken, ıskata ilişkin kısmın geçersizliği nedeniyle bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına veya ıskatın geçersizliğinin tespitine karar vermelidir. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)