Dolandırıcılık suçunun 'bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle' (TCK m. 158/1-f) işlenmesi nitelikli halini, TCK m. 244'te düzenlenen 'bilişim sistemine girme' ve 'sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme' suçlarından ayıran temel fark nedir? Bu suçlar arasında 'gerçek içtima' mı, 'fikri içtima' mı uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40971

Bu suçlar arasındaki temel fark, failin nihai amacı ve eylemin yöneldiği hukuki değerde yatar. 1. **TCK m. 158/1-f (Nitelikli Dolandırıcılık):** Bu suçta, bilişim sistemi veya banka, bir 'araç' olarak kullanılır. Failin asıl amacı, bu aracı kullanarak bir başkasını 'aldatmak' ve onun zararına, kendisine veya başkasına 'haksız bir yarar sağlamaktır'. Korunan hukuki değer, kişilerin 'malvarlığı'dır. Bilişim sistemine yapılan müdahale, dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmek için bir vasıtadır. Örneğin, sahte bir internet bankacılığı sitesi kurarak kişilerin şifrelerini ele geçirip hesaplarından para transfer etmek. 2. **TCK m. 244 (Bilişim Suçları):** Bu suçlarda ise asıl amaç, doğrudan doğruya 'bilişim sisteminin güvenliğini ve işleyişini' bozmaktır. Korunan hukuki değer, 'bilişim sistemlerinin güvenliği' ve 'içindeki verilerin bütünlüğü'dür. Failin amacı, sisteme izinsiz girmek, oradaki verileri bozmak, silmek veya sistemi çalışmaz hale getirmektir. Bir yarar sağlama amacı olsa bile, bu ikincil plandadır. **İçtima Kuralları:** Bu suçlar arasında genellikle 'gerçek içtima' kuralları uygulanır. Çünkü fail, genellikle birden fazla fiille birden fazla hukuki değeri ihlal etmektedir. Örneğin, sahte banka sitesi kuran fail: - Başkasının bilişim sistemine (bankanın sunucularına) hukuka aykırı olarak girmiş (TCK m. 243) veya sistemi bozmuş (TCK m. 244), - Bu eylemi araç olarak kullanarak kişileri aldatmış ve paralarını almış (TCK m. 158/1-f). Burada hem bilişim sisteminin güvenliği hem de kişilerin malvarlığı ihlal edilmiştir. Yargıtay, bu tür durumlarda her iki suçun da unsurları oluştuğundan, failin hem bilişim suçundan hem de nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği yönünde kararlar vermektedir (gerçek içtima). Fikri içtima (tek fiille birden fazla suç) ise daha nadir durumlarda, eylemin tek bir hareketle gerçekleşmesi halinde gündeme gelebilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/dolandiricilik-sucunun-bilisim-sistemlerinin-banka-veya-kredi-kurumlarinin-arac-olarak-kullanilmasi-suretiyle-islenmesi)