Bir sanığın, FETÖ/PDY terör örgütü propagandası yapma potansiyeli taşıyan bir sosyal medya paylaşımında, aynı zamanda Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içeren ifadeler kullanması durumunda, bu eylem 'Cumhurbaşkanına hakaret' (TCK m. 299) ve 'terör örgütü propagandası yapma' (3713 s.K. m. 7/2) suçları açısından nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu tür durumlarda 'dosyaların birleştirilmesi' ve 'sonucuna göre hukuki durumun tayini' yönündeki yaklaşımının sebebini açıklayınız.
Bu durumda, sanığın tek bir fiili (sosyal medya paylaşımı), birden fazla suçun (Cumhurbaşkanına hakaret ve terör örgütü propagandası) kanuni tanımını ihlal ediyor gibi görünmektedir. Bu, ceza hukukunda 'fikri içtima' (TCK m. 44) kurumunu akla getirir. Fikri içtimada, tek bir fiille birden fazla farklı suçun işlenmesi halinde, faile sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/4964 sayılı kararında benimsediği yaklaşım, bu tür bir içtima durumunun varlığını araştırmayı hedefler. Mahkemenin, öncelikle sanık hakkında terör örgütü propagandası suçundan açılmış başka bir dava olup olmadığını araştırması, varsa dosyaları birleştirmesi, yoksa bu suçtan da dava açılmasını sağlaması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunu bir bütün olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtmesi şu nedenlere dayanır: 1. **Fiilin Bütüncül Değerlendirilmesi:** Sanığın kastının ve eyleminin asıl niteliğinin ne olduğunu anlamak için fiilin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Failin asıl amacı terör örgütünün propagandasını yapmak mıdır, yoksa Cumhurbaşkanına hakaret etmek midir? Yoksa her ikisi midir? Hakaret içeren ifadeler, propaganda amacına hizmet eden bir araç olarak mı kullanılmıştır? Bu soruların cevabı, verilecek cezanın niteliğini ve miktarını belirleyecektir. 2. **Fikri İçtima Kurallarının Uygulanması:** Eğer mahkeme, tek bir paylaşımın her iki suçu da oluşturduğuna kanaat getirirse, TCK m. 44 uyarınca fikri içtima kurallarını uygulamak zorunda kalacaktır. Bu da sanığın sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan (genellikle terör örgütü propagandası) cezalandırılması anlamına gelir. 3. **Usul Ekonomisi ve Çelişkili Kararların Önlenmesi:** Aynı eylemden kaynaklanan suç iddialarının farklı mahkemelerde ayrı ayrı görülmesi, çelişkili kararların çıkmasına, mükerrer yargılamalara ve usul ekonomisine aykırılığa yol açar. Dosyaların birleştirilmesi, tüm iddiaların aynı mahkeme tarafından, delillerin bir bütün olarak değerlendirilerek karara bağlanmasını sağlar. Bu nedenle Yargıtay, bu tür karmaşık durumlarda, öncelikle tüm suç iddialarının tek bir yargılama altında toplanmasını ve nihai kararın bu bütüncül değerlendirme sonucunda verilmesini istemektedir. (Kaynak: kadimhukum.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)