Bir kişinin, 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası aldığı şantaj suçunda, mahkeme bu hapis cezasını TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevirebilir. Ancak TCK m. 107 zaten zorunlu bir adli para cezası da öngörmektedir. Bu durumda sanık, biri çevrilen, diğeri doğrudan hükmedilen iki ayrı adli para cezasını mı ödemek zorunda kalır?
Evet, bu durumda sanık iki ayrı adli para cezasını ödemek zorunda kalır. Şantaj suçunun yaptırımı olan 'bir yıldan üç yıla kadar hapis VE beşbin güne kadar adli para cezası', iki bağımsız yaptırımı içerir. Mahkeme, 1 yıl veya altında bir hapis cezasına hükmettiğinde, TCK m. 50'deki şartlar varsa bu hapis cezasını adli para cezasına çevirme takdirine sahiptir. Bu, hapis cezasının yerine geçen bir 'seçenek yaptırım'dır. Ancak bu durum, TCK m. 107'nin zorunlu olarak öngördüğü ve hapis cezasının yanında yer alan 'doğrudan adli para cezası'nı ortadan kaldırmaz. Bu adli para cezası, hapis cezasının bir alternatifi değil, onunla birlikte uygulanması gereken asli bir yaptırımdır. Dolayısıyla, mahkemenin 1 yıl hapis ve 50 gün adli para cezasına hükmettiğini ve hapis cezasını da günlüğü 100 TL'den 36.500 TL adli para cezasına çevirdiğini varsayalım. Sanık, hem çevrilen 36.500 TL adli para cezasını, hem de ayrıca hükmedilen (50 gün x belirlenen gün birim fiyatı) adli para cezasını ödemekle yükümlü olur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)