Bir tenkis davasında yetkili mahkemenin, 'ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi' olarak belirlenmesi (HMK m. 11), 'kesin yetki' kuralı mıdır? Bu kuralın, yabancı ülkede ölen ancak Türkiye'de malları bulunan bir mirasbırakan için nasıl uygulanacağını 5718 sayılı MÖHUK m. 43 ile birlikte açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40940

Evet, HMK m. 11/1-a uyarınca, tenkis davası gibi mirastan doğan davalarda 'ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi'nin yetkisi, 'kesin yetki' kuralıdır. Bu, tarafların anlaşarak bu kuralı değiştiremeyecekleri (yetki sözleşmesi yapamayacakları) ve mahkemenin yetkisizliğini davanın her aşamasında re'sen dikkate almak zorunda olduğu anlamına gelir. Yabancı ülkede ölen ancak Türkiye'de malları bulunan bir mirasbırakan için ise yetki kuralı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 43. maddesi ile belirlenir. Bu madde, HMK'daki kuralı tamamlayan özel bir hükümdür ve şu şekilde bir sıralama öngörür: 1. **Öncelikli Yetki:** Eğer ölen kişinin Türkiye'de bir 'son yerleşim yeri' varsa, dava mutlaka bu yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Bu, HMK m. 11 ile paralel bir düzenlemedir. Örneğin, hayatının son yıllarını Almanya'da geçiren ancak Türkiye'deki nüfus kaydında son yerleşim yeri Ankara olarak görünen bir kişi için yetkili mahkeme Ankara mahkemeleridir. 2. **Tali (İkincil) Yetki:** Eğer ölen kişinin Türkiye'de bir son yerleşim yeri yoksa, yani kişi tamamen yurt dışına yerleşmiş ve Türkiye'deki kaydını da aldırmışsa, bu durumda dava 'terekeye dahil malların bulunduğu yer mahkemesinde' açılabilir. Örneğin, mirasbırakanın Türkiye'de son yerleşim yeri yoksa ancak İstanbul'da bir evi ve Antalya'da bir arsası varsa, tenkis davası İstanbul veya Antalya asliye hukuk mahkemelerinden birinde açılabilir. Bu durumda yetki kesin değildir, davacı seçimlik hakka sahiptir. (Yargıtay 5. HD, 05.02.2024 tarihli kararı bu prensipleri uygulamıştır). (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)