Birleştirilen davalarda, her bir dava ayrı dava olma özelliğini korur. Bu ilkenin, yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından doğurduğu sonuç nedir? Mahkemenin, birleştirilen davalarda tek bir vekalet ücretine hükmetmesi usulen doğru mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40936

Hayır, mahkemenin birleştirilen davalarda tek bir vekalet ücretine hükmetmesi usulen doğru değildir. HMK m. 166 uyarınca davaların birleştirilmesi, yargılamanın daha hızlı ve daha az masrafla yürütülmesi için usuli bir kolaylık sağlar, ancak birleştirilen davaların bağımsız kimliklerini ortadan kaldırmaz. Her bir dava, kendi davası ve tarafları açısından ayrı bir dava olma özelliğini korur. Bu ilkenin yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından önemli sonuçları vardır: 1. **Ayrı Ayrı Hüküm Kurma Zorunluluğu:** HMK m. 297/2 gereği, mahkeme hüküm fıkrasında her bir dava hakkında (asıl dava, birleşen dava) ayrı ayrı karar vermelidir. 'Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine' gibi. 2. **Ayrı Ayrı Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti:** Her dava bağımsızlığını koruduğu için, yargılama sonunda haklılık durumuna göre her bir dava için ayrı ayrı harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Örneğin, asıl davada davacı haklı, birleşen davada davalı haklı çıkmışsa, asıl dava için davalı aleyhine, birleşen dava için ise davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilir. Mahkemenin, tüm davaları tek bir dava gibi kabul edip, dava değerlerini toplayarak tek bir vekalet ücretine veya harca hükmetmesi, birleştirilen davaların bağımsızlığı ilkesine aykırıdır ve Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay 1. HD, 2017/4772 E., 2018/372 K.). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-50-taraf-ehliyeti.html)