Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, Basın Kanunu ve Türkiye Radyo Televizyon Kanunu'nda öngörülen özel 'dava açma süreleri'nin (hak düşürücü süreler) uygulanma şartları nelerdir? Canlı yayın yoluyla işlenen bir hakaret, bu özel sürelere tabi midir?
Basın ve yayın yoluyla işlenen suçlarda, genel dava zamanaşımı sürelerinden (TCK m. 299 için 8 yıl) daha kısa olan özel 'hak düşürücü süreler' öngörülmüştür. Bu süreler içinde kamu davası açılmazsa, dava açma hakkı düşer. 1. **5187 sayılı Basın Kanunu m. 26:** Bu kanun 'basılı eserler' (gazete, dergi, kitap vb.) yoluyla işlenen suçları kapsar. Buna göre, basılı eserin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten itibaren; - **Günlük süreli yayınlarda** (günlük gazeteler) **iki ay** içinde, - **Diğer basılı eserlerde** (haftalık dergiler, kitaplar vb.) **dört ay** içinde kamu davasının açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücüdür ve mahkemece re'sen dikkate alınır. 2. **2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu m. 28:** Bu kanunun son fıkrası, 'Bu madde kapsamına giren suçlardan... dolayı yayının yapıldığı tarihten başlayarak **altmış gün** içinde açılmayan davalar dinlenmez' hükmünü içerir. Ancak Yargıtay uygulamasına göre, bu kısa süre sadece 'önceden kayda alınarak yapılan yayınlar' (bant yayını) için geçerlidir. **Canlı yayınlar, bu özel sürelere tabi değildir.** Canlı yayın sırasında işlenen bir hakaret suçu, anlık bir fiil olduğu ve önceden denetlenme imkanı olmadığı için, genel hükümlere tabidir. Dolayısıyla, canlı yayında Cumhurbaşkanına hakaret edilmesi durumunda, 8 yıllık genel dava zamanaşımı süresi içinde soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. (Kaynak: kadimhukum.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)