Cumhurbaşkanına hakaret suçunda (TCK m. 299) iştirakin şekillerinden olan 'dolaylı faillik' (TCK m. 37/2) nasıl gerçekleşebilir? Akıl hastası veya çocuk gibi suç işleme yeteneği olmayan bir kişiyi kullanarak bu suçun işlenmesi durumunda sorumluluk nasıl belirlenir?
Cumhurbaşkanına hakaret suçunda 'dolaylı faillik', bir kişinin, bu suçu doğrudan kendisi işlemek yerine, suç işleme yeteneği veya iradesi olmayan başka bir kişiyi 'araç' olarak kullanarak işlemesiyle gerçekleşir. TCK m. 37/2, 'Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur' hükmüyle bu durumu düzenler. Dolaylı faillik şu şekillerde ortaya çıkabilir: 1. **Ceza Sorumluluğu Olmayan Kişiyi Araç Olarak Kullanma:** Bir kişi, yaş küçüklüğü nedeniyle ceza sorumluluğu olmayan bir çocuğa (örn: 10 yaşında bir çocuk) veya akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmayan bir kişiye, Cumhurbaşkanına hakaret içeren sözleri bir topluluk önünde söyletirse veya hakaret içeren bir pankartı taşıtırsa, dolaylı faillik gerçekleşir. Bu durumda, suçu fiziken işleyen çocuk veya akıl hastası, kusur yeteneği olmadığı için cezalandırılmaz. Ancak onu bir araç gibi kullanan, eylemin arkasındaki 'asıl irade' olan kişi, suçu bizzat kendisi işlemiş gibi TCK m. 299 uyarınca 'fail' olarak sorumlu tutulur. 2. **Zorlama veya Hata Yoluyla Araç Olarak Kullanma:** Bir kişi, bir başkasını cebir veya tehditle zorlayarak veya hataya düşürerek (örneğin, ne anlama geldiğini bilmediği yabancı dilde bir hakareti söyletmek) Cumhurbaşkanına hakaret suçu işletirse, yine dolaylı fail olarak sorumlu olur. Burada önemli olan, suçu işleyen kişinin iradesinin sakatlanmış olması veya fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması ve diğer kişinin onu bir 'kukla' gibi yönetmesidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)