Bir kişinin, Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içeren bir mektup yazması ancak bu mektubu göndermekten vazgeçmesi durumunda, TCK m. 299'a teşebbüsten sorumlu tutulabilir mi? Bu durumu, 'hazırlık hareketleri' ve 'icra hareketleri' ayrımı temelinde değerlendiriniz.
Hayır, bu durumda kişi TCK m. 299'a teşebbüsten sorumlu tutulamaz. Ceza hukukunda bir suça teşebbüsten (TCK m. 35) bahsedebilmek için, failin suç işleme kararını aldıktan sonra, bu suça ilişkin 'icra hareketlerine' başlamış olması gerekir. 'Hazırlık hareketleri' ise kural olarak cezalandırılmaz. İcra hareketleri, suçun kanuni tanımında yer alan fiilin gerçekleştirilmesine yönelik, doğrudan ve elverişli hareketlerdir. Somut olayda: - **Hazırlık Hareketi:** Hakaret içeren bir mektup yazmak, suçun işlenmesi için bir araç hazırlamaktır. Bu, henüz bir 'hazırlık hareketi' aşamasıdır. Mektup, failin kontrolü altındadır ve dış dünyaya yansımamış, mağdura veya bir başkasına ulaşmamıştır. Bu aşamada, korunan hukuki değere (Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığı) yönelik bir saldırı başlamamıştır. - **İcra Hareketi:** Mektubun postaya verilmesi, bir başkasına gönderilmesi için teslim edilmesi veya mağdurun görebileceği bir yere bırakılması gibi fiiller, suçun 'icra hareketleri'nin başlangıcı olur. Çünkü bu andan itibaren fail, fiil üzerindeki hakimiyetini kaybetmiş ve mektubun muhatabına ulaşması sürecini başlatmıştır. Fail, mektubu yazdıktan sonra göndermekten kendi iradesiyle vazgeçtiği için, eylem hazırlık hareketleri aşamasında kalmıştır. Hazırlık hareketleri de cezalandırılmadığından, kişinin cezai sorumluluğu doğmaz. Eğer mektubu postaya verdikten sonra pişman olup geri almaya çalışsa ama başaramasa ve mektup muhataba ulaşsa, suç tamamlanmış olur. Eğer mektup postadayken bir şekilde kaybolsa veya muhataba ulaşamasa, o zaman teşebbüsten bahsedilebilirdi. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)