Şantaj suçunda (TCK m. 107) hapis cezasının yanı sıra 'beşbin güne kadar adli para cezası'na da hükmedilmesi zorunlu mudur? Mahkemenin sadece hapis cezasına hükmetme takdiri var mıdır? Bu durumu, 've' bağlacının ceza hukukundaki yorumu açısından değerlendiriniz.
Evet, şantaj suçunda mahkumiyet kararı verilmesi halinde, hapis cezasının yanı sıra adli para cezasına da hükmedilmesi zorunludur. TCK m. 107'nin her iki fıkrasında da yaptırım, '... bir yıldan üç yıla kadar hapis VE beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır' şeklinde düzenlenmiştir. Kanun metninde kullanılan 've' bağlacı, her iki yaptırım türünün de birlikte uygulanması gerektiğini ifade eden, emredici bir nitelik taşır. Ceza hukukunda, kanun metninde yaptırımlar arasında 'veya' bağlacı kullanıldığında, bu durum hakime seçimlik bir yetki tanır; yani hakim ya hapis cezasına ya da adli para cezasına hükmedebilir. Ancak 've' bağlacı kullanıldığında, hakimin takdir yetkisi ortadan kalkar ve öngörülen her iki cezayı da (somut olayın özelliklerine göre alt ve üst sınırlar arasında belirleyerek) uygulamak zorundadır. Dolayısıyla, şantaj suçundan bir kişiyi mahkum eden mahkeme, örneğin 1 yıl hapis cezası verirken, aynı zamanda kanunda belirtilen sınırlar içinde (örn: 20 gün adli para cezası) bir adli para cezasına da hükmetmekle yükümlüdür. Sadece hapis cezasına hükmedip adli para cezasını uygulamaması, kanuna aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)