Bir kişinin, borcunu ödemeyen alacaklısına 'borcunu ödemezsen seni ailene rezil ederim, babana bazı şeyleri anlatırım' şeklinde mesaj göndermesi eylemi, TCK m. 107/1 kapsamında mıdır, yoksa m. 107/2 kapsamında mıdır? Bu iki fıkra arasındaki temel ayrım noktasını, kullanılan tehdidin niteliği açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40927

Bu eylem, TCK m. 107/2 kapsamında bir şantaj suçunu oluşturur. Maddenin birinci ve ikinci fıkraları arasındaki temel ayrım, failin kullandığı tehdit aracının niteliğinde yatar: 1. **TCK m. 107/1:** Bu fıkrada fail, 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi' bir tehdit aracı olarak kullanır. Örneğin, 'alacağımı icraya koyarım' (hak), 'işlediğin suçu ihbar ederim' (yükümlülük) gibi meşru bir dayanağı olan bir eylemi, haksız bir amaç için kullanır. 2. **TCK m. 107/2:** Bu fıkrada ise fail, 'mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki bir hususun açıklanacağını veya isnat edileceğini' bir tehdit aracı olarak kullanır. Burada kullanılan araç, meşru bir hak veya yükümlülük değil, mağdurun sırrı, özel hayatı veya itibarıdır. Somut olayda fail, borcun ödenmesi için alacağını icraya koyma gibi meşru bir hakkını kullanacağını söylememektedir. Bunun yerine, mağdurun babasına 'bazı şeyleri anlatarak' onu 'ailesine rezil etme' tehdidini kullanmaktadır. Bu, açıkça mağdurun 'şeref ve saygınlığına zarar verecek bir hususun açıklanacağı' tehdididir. Fail, bu tehdidi, bir 'yarar' (alacağının ödenmesini sağlama) elde etmek amacıyla kullandığı için, eylem TCK m. 107/2'de tanımlanan şantaj suçunun tüm unsurlarını taşımaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/5417 E., 2020/4841 K. sayılı kararı da bu yöndedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)