PVSK m. 4/A ve ilgili yönetmelik hükümlerinin, suçun önlenmesi açısından 'ağır engel' oluşturduğu ve 'aşırı prosedürel' olduğu yönündeki eleştirileri, 'hukuk devleti' ilkesinin gerektirdiği 'temel hakların korunması' ile 'kamu düzeninin sağlanması' arasındaki denge açısından değerlendiriniz. Bu dengenin bozulması ne gibi sonuçlar doğurabilir?
Bu eleştiri, hukuk devletinin en temel gerilimlerinden birini yansıtır: Bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ile devletin kamu düzenini, güvenliğini sağlama ve suçla mücadele etme görevi arasındaki denge. 1. **Eleştirinin Dayanağı (Kamu Düzeni):** PVSK m. 4/A'daki durdurma ve kontrol yetkilerinin, Anayasa m. 20/2'deki gibi katı usullere (hakim kararı/yazılı emir) bağlanmasının, kolluğun ani gelişen durumlarda etkin müdahalesini engellediği, suçlulara kaçma ve delilleri yok etme fırsatı tanıdığı, dolayısıyla suçla mücadeleyi zayıflattığı ileri sürülmektedir. Bu görüşe göre, güvenlik ihtiyacı, bazen prosedürel güvencelerin esnetilmesini gerektirir. 2. **Karşı Argüman (Hukuk Devleti ve Temel Haklar):** 'Hukuk devleti' ilkesi, devletin gücünün, bireyi koruyan hukuk kurallarıyla sınırlandırılmasını gerektirir. Arama gibi özel hayata ve kişi özgürlüğüne en yoğun müdahalelerden birinin, keyfiliğe karşı en güçlü güvencelerle (bağımsız bir yargıcın denetimi) donatılması bu ilkenin temelidir. Bu prosedürlerin 'aşırı' olarak nitelendirilmesi, temel hak güvencelerinin bir lüks veya engel olarak görüldüğü bir anlayışı yansıtır. Bu dengenin kamu düzeni lehine aşırı bir şekilde bozulması, yani kolluğa sınırsız veya denetimsiz yetkiler tanınması şu sonuçları doğurabilir: - **Keyfi Uygulamaların Artması:** Kolluk, somut bir şüphe olmaksızın, profilcilik yaparak veya sadece 'hoşlanmadığı' kişileri sürekli durdurup arayabilir. - **Hukuka Aykırı Delil Sorunu:** Usulsüz aramalarla elde edilen delillerin yargılamada kullanılamaması, davaların düşmesine ve gerçek suçluların cezasız kalmasına yol açabilir. - **Devlete Olan Güvenin Sarsılması:** Vatandaşlar, haklarının sürekli ihlal edildiği bir sistemde, kolluğa ve adalet sistemine olan güvenlerini yitirirler. Dolayısıyla, etkili suçla mücadele ile temel hakların korunması arasındaki hassas denge, kanuni ve anayasal güvencelerle korunmalıdır. Bu güvenceler bir 'engel' değil, hukuk devletinin temelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)