Sanığın, mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini, 'elindeki çıplak resim ve videolarını ailene gösteririm' diyerek gerçekleştirmesi durumunda, hem 'çocuğun cinsel istismarı' (TCK m. 103) hem de 'şantaj' (TCK m. 107) suçlarından ayrı ayrı mı cezalandırılması gerekir? Bu durumu 'bileşik suç' (TCK m. 42) kuralları açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40904

Bu durumda sanığın hem cinsel istismar hem de şantaj suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerekmez. Sanık, sadece daha ağır olan cinsel istismar suçundan cezalandırılmalıdır. Bu durum, TCK m. 42'de düzenlenen 'bileşik suç' (mürekkep suç) veya 'tüketen-tükenen norm' ilişkisiyle açıklanır. Bileşik suç, bir suçun, başka bir suçun unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olarak kanunda yer almasıdır. Çocuğun cinsel istismarı suçunun nitelikli hallerinden biri, suçun 'cebir veya tehdit' kullanılarak işlenmesidir (TCK m. 103/4). Somut olayda, sanığın 'elindeki çıplak resim ve videoları ailene gösteririm' şeklindeki sözleri, TCK m. 107/2 kapsamında bir şantaj eylemi olmakla birlikte, aynı zamanda cinsel istismar suçunu işlemek için kullanılan 'tehdit' unsurunu oluşturmaktadır. Yani, daha hafif olan şantaj suçu, daha ağır olan cinsel istismar suçunun bir unsuru haline gelmiş ve onun içinde erimiştir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin yerleşik kararlarında (örn: 2016/5700 E., 2021/867 K.) da belirtildiği gibi, bu tür durumlarda şantaj eylemi, cinsel istismar suçunun 'zor unsuru'nu oluşturur. TCK m. 42'deki 'Fikri içtima bölümünde özel hüküm konulmadıkça, bu suçlardan sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilir' kuralı gereğince, fail sadece daha ağır olan cinsel istismar suçundan cezalandırılır. Şantaj suçundan ayrıca ceza verilmesi veya 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' karar verilmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)