Nitelikli dolandırıcılık suçunun bir türü olan TCK m. 158/2 (hatır dolandırıcılığı), madde metninde ceza miktarı belirtmeyip, 'yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır' diyerek TCK m. 158/1'e atıf yapmaktadır. Bu atfın, cezanın belirlenmesi açısından nasıl yorumlanması gerektiğini, TCK m. 158/1'in yapısını dikkate alarak açıklayınız.
TCK m. 158/1, iki cümleden oluşan karma bir yapıya sahiptir. İlk cümle, nitelikli dolandırıcılık suçunun temel cezasını ('üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası') belirler. İkinci cümle ise, fıkrada bentler halinde sayılan suçların (a'dan l'ye kadar) işlenmesi halinde, hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının miktarının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağını belirten özel bir ağırlaştırıcı hüküm içerir. TCK m. 158/2, bu fıkraya atıf yaparken, ikinci cümledeki bentler arasında sayılmamaktadır. Bu nedenle, ceza hukukundaki 'kanunilik' ve 'kıyas yasağı' ilkeleri gereğince, TCK m. 158/2 için yapılacak atıf, sadece TCK m. 158/1'in ilk cümlesindeki genel cezai yaptırıma yönelik olarak anlaşılmalıdır. Yani, TCK m. 158/2'de düzenlenen 'hatır dolandırıcılığı' suçunu işleyen fail, TCK m. 158/1'in ikinci cümlesindeki ağırlaştırılmış alt sınırlara (4 yıl hapis) tabi olmaz. Bu suçun cezası, 'üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası' aralığında belirlenir. Yargı uygulaması da bu yönde istikrar kazanmıştır. Aksi bir yorum, kanunda açıkça belirtilmeyen bir ağırlaştırıcı nedeni kıyas yoluyla uygulamak anlamına gelir ki bu, ceza hukukunun temel ilkelerine aykırıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)