Bir kişinin, görevini yapan kamu görevlisine hakaret etmesi (TCK m. 125/3-a) ile şantaj (TCK m. 107) suçları arasındaki ayrım nasıl yapılır? Sanığın, bir avukata 'istediğim para ödenmediği takdirde mesleki sırlarını açıklarım' şeklindeki sözleri hangi suçu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Hakaret ve şantaj suçları arasındaki ayrım, failin amacında ve kullandığı tehdidin niteliğinde yatar. Kamu görevlisine hakarette amaç, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide etmektir. Şantajda (TCK m. 107) ise amaç, bir tehdit aracılığıyla mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamak ya da haksız bir çıkar sağlamaktır. Tehdit, bu amaca ulaşmak için bir araç olarak kullanılır. Sanığın, avukat olan katılana 'istediği para ödenmediği takdirde mesleki sırlarını açıklayacağını' söylemesi eylemi, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/13721 sayılı kararına göre şantaj veya tehdit suçları açısından değerlendirilmelidir. Yargıtay, bu tür bir eylemde öncelikle TCK m. 107/1'deki şantaj suçunun unsurlarının tartışılması gerektiğini belirtir. Şantajın oluşabilmesi için sağlanmak istenen çıkarın 'haksız' olması gerekir. Olayda sanığın, avukattan haklı bir alacağı varsa ve bu alacağın ödenmesi için bu tehdidi kullanıyorsa, 'haksız çıkar sağlama' unsuru oluşmayabilir. Bu durumda eylem şantaj suçunu oluşturmaz. Ancak, bir kişinin mesleki sırlarını açıklama tehdidi, başlı başına 'sair bir kötülük' niteliğinde olduğundan, eylemin TCK m. 106/1'in ikinci cümlesinde düzenlenen 'sair tehdit' suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir. Eğer sanığın istediği para haksız bir çıkar ise (örneğin, borcu olmayan bir parayı istiyorsa), mesleki sırları açıklama tehdidi 'hakkı olan bir şeyi yapma' (suçu bildirme gibi) kapsamına da girmediğinden, eylem TCK m. 107/2 (şeref ve saygınlığa zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlama) kapsamında şantaj suçunu oluşturacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)