Bir iş ortaklığının (adi ortaklık) tüzel kişiliği bulunmamasına rağmen, alacaklının bu iş ortaklığı aleyhine ilamsız icra takibi başlatması durumunda, icra mahkemesi 'taraf ehliyeti' yokluğu nedeniyle takibi doğrudan iptal etmeli midir? HMK m. 124'ün bu duruma kıyasen uygulanabilirliğini tartışınız.
İcra mahkemesi, takibi doğrudan iptal etmemelidir. Taraf ehliyeti, icra takipleri için de geçerli bir takip şartıdır (HMK m. 114/d). Adi ortaklıkların ve dolayısıyla iş ortaklıklarının tüzel kişiliği bulunmadığı için, kural olarak taraf ehliyetleri de yoktur. Bu nedenle, doğrudan iş ortaklığı adına takip yapılması usulen hatalıdır. Takibin, ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişi ortakların tamamına yöneltilmesi gerekir. Ancak, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/13909 E., 2017/5969 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durum 'giderilebilir bir dava (takip) şartı noksanlığı' olarak kabul edilmelidir. Takibe dayanak belgelerin iş ortaklığı adına düzenlenmesi gibi durumlarda, alacaklının borçluyu yanlış göstermesi 'kabul edilebilir bir yanılgıya' dayanabilir. Bu halde, HMK m. 124'ün (Taraf Değişikliği) ruhu ve usul ekonomisi ilkesi gereği, icra mahkemesi takibi doğrudan iptal etmek yerine, alacaklıya, takibi iş ortaklığını oluşturan ortaklara yöneltmesi için uygun bir süre vermelidir. Alacaklı bu süre içinde gerekli düzeltmeyi yaparsa, takibe devam edilir. Süreye rağmen düzeltme yapılmazsa, ancak o zaman takip şartı yokluğundan takibin iptaline karar verilir. Bu yaklaşım, alacaklıyı yeni bir takip başlatma külfetinden kurtarır ve hakkaniyete daha uygundur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-50-taraf-ehliyeti.html)