Askeri yasak bölgelere hataen (taksirle) giren bir kişinin eylemi TCK m. 332 kapsamında suç teşkil eder mi? Suçun manevi unsurunu, maddenin gerekçesi ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40877

Hayır, askeri yasak bölgelere hataen veya taksirle giren bir kişinin eylemi TCK m. 332 kapsamında suç teşkil etmez. Bu suçun manevi unsuru 'genel kast'tır. TCK m. 332'nin madde gerekçesinde, 'Taksirle, yanlışlıkla girmek suç olmayacaktır.' ifadesiyle bu durum açıkça belirtilmiştir. Suçun oluşabilmesi için failin, girdiği yerin 'Devletin askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış bir yer' olduğunu bilmesi ve bu yasak bölgeye bilerek ve isteyerek girmesi gerekir. Yargıtay içtihatları da bu yönde istikrar kazanmıştır. Örneğin, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/4936 E., 2017/884 K. sayılı kararında, sanığın 1. derece askeri yasak bölgeye 'hata sonucu girdiği, gizlice veya hile ile girdiğine dair delil elde edilemediği' gerekçesiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. Suçun manevi unsuru, failin sadece bölgeye fiziken girmeyi istemesiyle oluşmaz; aynı zamanda girdiği yerin 'yasak bölge' niteliğini bilmesini de gerektirir. Fail, girdiği yerin yasak bölge olduğunu bilmiyorsa veya bir hata sonucu (örneğin yolunu kaybetme, işaretleri görmeme) girmişse, suçun manevi unsuru olan kast gerçekleşmediği için cezai sorumluluğu doğmaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-332-askeri-yasak-bolgelere-girme-sucu.html)