Nüfuz ticareti suçunda (TCK m. 255) menfaat sağlayan kişinin de fail olarak cezalandırılmasının ardındaki suç politikası nedir? Bu düzenleme, suçun 'karşılaşma suçu' olarak nitelendirilmesiyle nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40872

Nüfuz ticareti suçunda, haksız bir işin gördürülmesi için menfaat sağlayan kişinin de fail olarak (daha az bir cezayla da olsa) cezalandırılmasının ardındaki suç politikası, bu tür eylemlerin sadece menfaati temin edenin değil, aynı zamanda menfaati verenin de katılımıyla gerçekleşen ve kamu idaresinin güvenirliğini çift taraflı olarak zedeleyen bir eylem olduğu kabulüne dayanır. Bu düzenlemenin temel gerekçeleri şunlardır: 1. **Arz ve Talebin Cezalandırılması:** Nüfuz ticareti, bir 'piyasa' gibi işler. Bir yanda nüfuzunu satan 'arz' eden, diğer yanda bu nüfuzu haksız bir iş için satın almak isteyen 'talep' eden vardır. Kanun koyucu, sadece arzı değil, kamu düzenini bozan bu talebi de cezalandırarak suçla daha etkin mücadele etmeyi amaçlamıştır. 2. **Hukuka Aykırı Zeminde Olma:** Menfaat sağlayan kişi, masum bir mağdur değildir. Hukuka aykırı veya haksız bir işinin görülmesi için bilinçli olarak gayrimeşru bir yola başvurmaktadır. Bu nedenle, iradesi sakatlanmış bir dolandırıcılık mağduru gibi değil, suçun işlenmesine iradi olarak katılan bir fail olarak görülmüştür. Bu düzenleme, suçun bir 'karşılaşma suçu' olarak nitelendirilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Karşılaşma suçları, suçun işlenmesi için en az iki kişinin zıt yönlü ancak aynı amaca yönelik iradelerinin birleşmesini gerektiren suçlardır (rüşvet gibi). Nüfuz ticaretinde de bir taraf 'menfaat karşılığı nüfuz kullanmayı', diğer taraf ise 'haksız işinin görülmesi karşılığı menfaat vermeyi' kabul ederek suçun oluşumunu birlikte sağlamaktadırlar. Bu nedenle her ikisi de faildir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)