TCK m. 158/2 (hatır dolandırıcılığı) suçunun oluşabilmesi için failin 'belli bir kamu görevlisi' yanında hatırı sayıldığından bahsetmesi gerektiği yönündeki Yargıtay uygulamasını, suçun 'aldatıcılık' unsuru açısından değerlendiriniz. Failin soyut olarak 'devlette tanıdıklarım var' demesi neden bu nitelikli hali oluşturmaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40871

Yargıtay'ın TCK m. 158/2'nin oluşumu için failin 'belli bir kamu görevlisi' (ismen veya makamı, unvanı belirtilerek) nezdinde hatırı sayıldığından bahsetmesi şartını araması, suçun temel unsuru olan 'aldatıcılığın' niteliği ile ilgilidir. Dolandırıcılık suçunda hilenin, mağduru hataya düşürecek, denetleme imkanını ortadan kaldıracak belli bir yoğunlukta olması gerekir. Failin soyut ve genel bir ifadeyle 'devlette tanıdıklarım var' veya 'bürokraside adamlarım var' demesi, genellikle basit bir yalan veya övünme olarak kabul edilir. Bu tür soyut beyanların, mağdurun iradesini sakatlayacak ve onu menfaat temin etmeye yöneltecek ciddiyette ve yoğunlukta bir hile olarak görülmesi zordur. Mağdurdan bu tür genel bir beyanı araştırıp sorgulaması beklenebilir. Ancak fail, 'X Bakanlığındaki Genel Müdür Ahmet Bey yakın dostumdur, senin tayin işini hallederim' gibi belirli, somut ve denetlenebilir bir iddiada bulunduğunda, hile daha inandırıcı ve nitelikli bir hal alır. Mağdurun, bu spesifik iddiayı denetleme imkanı daha kısıtlıdır ve aldatılma olasılığı daha yüksektir. Yargıtay, bu nedenle, suçun nitelikli halinin oluşması için hilenin mağdurun aldanmasına yol açacak şekilde somutlaştırılmasını, yani belirli bir kamu görevlisine atıf yapılmasını aramaktadır. Soyut beyanlar ise, diğer şartları varsa TCK m. 157 kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. (Yargıtay 11. CD, 2021/35238 E., 2022/2582 K.) (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)