Anayasa Mahkemesi'nin 04.05.2017 tarihli kararıyla PVSK m. 4/A'nın bazı hükümlerini iptal etmesinin temel gerekçesi nedir? İptal edilen hükümlerin, Anayasa m. 20'de düzenlenen 'özel hayatın gizliliği' ve arama tedbirine ilişkin güvencelerle çelişen yönlerini izah ediniz.
Anayasa Mahkemesi'nin 04.05.2017 tarihli (2015/41 E., 2017/98 K.) kararıyla PVSK m. 4/A'nın 6. fıkrasının son cümlesini iptal etmesinin temel gerekçesi, bu hükmün Anayasa m. 20'de düzenlenen temel hak güvencelerine açıkça aykırı olmasıdır. İptal edilen hüküm, 'kişinin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin aranması'nı, mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı emrine (acele hallerde sözlü emrine) bağlıyordu. Bu düzenlemenin Anayasa m. 20 ile çelişen yönleri şunlardır: 1. **Hakim Kararı İlkesinin İhlali:** Anayasa m. 20/2, arama tedbiri için kural olarak 'usulüne göre verilmiş hakim kararı'nı zorunlu kılar. İptal edilen hüküm ise, hakim kararı olmaksızın, idari bir makam olan mülki amirin emriyle arama yapılmasına imkan tanıyarak bu temel güvenceyi ortadan kaldırıyordu. 2. **Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal Şartının Genişletilmesi:** Anayasa m. 20/2, istisnai olarak 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' kanunla yetkili kılınmış merciin 'yazılı emri' ile aramaya izin verir. Ancak iptal edilen PVSK hükmü, bu istisnayı genel bir kural haline getiriyor ve 'gecikmesinde sakınca bulunmayan hallerde' dahi idari bir emirle arama yapılmasına olanak tanıyordu. Bu durum, anayasal istisnanın kapsamını hukuka aykırı bir şekilde genişletiyordu. 3. **Yazılı Emir Kuralının İhlali:** Anayasa, istisnai durumda dahi 'yazılı emir' ararken, iptal edilen hüküm 'acele hallerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere sözlü emirle' arama yapılmasına izin veriyordu. Bu da anayasal güvenceyle açıkça çelişiyordu. AYM, bu nedenlerle düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)