CMK m. 112, adli kontrol hükümlerini kasten yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, 'hükmedilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun' tutuklama kararı verilebileceğini düzenlemektedir. Bu hükmü, CMK m. 100/4'teki 'tutuklama yasağı' ile birlikte değerlendiriniz. Bu durum, tutuklama yasağının bir istisnası mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40863

Evet, CMK m. 112'de düzenlenen bu durum, CMK m. 100/4'teki tutuklama yasağının önemli bir istisnasını teşkil eder. CMK m. 100/4, kural olarak 'hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez' diyerek belirli suçlar için mutlak bir tutuklama yasağı getirmiştir. Normal şartlarda, bu suçlardan yargılanan bir şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilemez. Ancak, bu kişi hakkında bir adli kontrol tedbirine hükmedilmişse ve kişi bu tedbirin gereklerini 'kasten' (isteyerek) yerine getirmiyorsa, CMK m. 112 devreye girer. Bu madde, yargı merciine, adli kontrol kararının ihlali nedeniyle, yargılandığı suçun ceza süresine veya tutuklama yasağı kapsamında olup olmadığına bakmaksızın, şüpheli veya sanık hakkında derhal tutuklama kararı verme yetkisi tanır. Buradaki tutuklamanın hukuki sebebi, artık işlendiği iddia edilen ilk suç değil, yargı merciinin kararına karşı gelerek muhakemenin işleyişini tehlikeye düşürmektir. Kanun koyucu, adli kontrol kurumunun etkinliğini ve caydırıcılığını sağlamak amacıyla, bu kuruma uymamanın yaptırımını, normalde tutuklama yasağı olan hallerde dahi tutuklanabilme olarak belirlemiştir. Bu, yargı kararlarına uymanın önemini vurgulayan ve tutuklama yasağını bu özel durum için delen bir hükümdür. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)