Mirasçı olmayan bir kişi, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunun (vasiyetname) iptali için dava açabilir mi? TMK m. 558'de düzenlenen 'tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı' ifadesindeki 'menfaat' kavramı nasıl yorumlanmalıdır?
Kural olarak, ölüme bağlı tasarrufun iptali davasını, TMK m. 558 uyarınca 'tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı' açabilir. Buradaki 'menfaat' kavramı, hukuken korunan, güncel ve meşru bir menfaati ifade eder. Davacının, iptal davası sonucunda terekeden bir hak elde edecek olması gerekir. Bu nedenle, yasal veya atanmış mirasçı olmayan bir kişinin, vasiyetnamenin iptalini istemekte kural olarak hukuki bir menfaati yoktur. Çünkü vasiyetname iptal edilse bile, kendisi mirasçı sıfatını kazanamayacak ve terekeden bir pay alamayacaktır. Ancak bu kuralın istisnaları olabilir. Örneğin, bir önceki vasiyetname ile kendisine bir mal bırakılmış olan bir vasiyet alacaklısı, sonraki vasiyetnamenin iptal edilmesinde menfaati bulunduğu için dava açabilir. Çünkü sonraki vasiyetnamenin iptali, bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlayacaktır (TMK m. 571/2). Dolayısıyla, 'menfaat' kavramı, sadece mevcut yasal mirasçılık sıfatına değil, iptal sonucunda mirasçı veya alacaklı konumuna gelecek kişileri de kapsayacak şekilde geniş yorumlanmalıdır. Ancak hiçbir şekilde mirasçı veya vasiyet alacaklısı olamayacak bir kişinin dava açma hakkı bulunmamaktadır. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)