Bir davanın görülmesi sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, bu durumun o tarafın 'taraf ehliyeti' üzerindeki etkisi nedir? Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usuli yol, HMK m. 55 (Dava sırasında taraflardan birinin ölümü) ve m. 114/1-d (dava şartı) hükümleri çerçevesinde ne olmalıdır?
TMK m. 28 uyarınca kişilik, ölümle sona erer. Kişiliğin sona ermesiyle birlikte, kişinin medeni haklardan yararlanma ehliyeti (hak ehliyeti) de ortadan kalkar. HMK m. 50'ye göre taraf ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetine bağlı olduğundan, davanın görülmesi sırasında bir tarafın ölmesiyle o kişinin 'taraf ehliyeti' de anında son bulur. Taraf ehliyeti, HMK m. 114/1-d uyarınca bir 'dava şartı'dır ve mahkeme tarafından davanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bir tarafın ölmesiyle dava, ehliyetsiz kalır. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken usuli yol HMK m. 55'te düzenlenmiştir: 1. **Mirasçılar Davayı Takip Edebilir:** Mahkeme, ölen tarafın mirasçılarına davayı bildirmeli ve onlara davayı takip edip etmeyeceklerini sormalıdır. Mirasçılar davayı takip etmek isterlerse, veraset ilamını sunarak davaya devam edebilirler. Hüküm artık ölen kişi adına değil, onun mirasçıları adına kurulur. 2. **Zorunlu Dava Arkadaşlığı:** Eğer dava, terekeyi ilgilendiren ve tüm mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektiren bir dava ise (elbirliği mülkiyeti gibi), mahkeme tüm mirasçıların davaya dahil edilmesini sağlamalıdır. 3. **Davanın Ertelenmesi:** Mirasçılar davayı takip etmezse veya bulunamazsa, mahkeme bu dava şartı yokluğu nedeniyle davayı hemen reddetmez. HMK m. 55 uyarınca, diğer taraf mirasçılara karşı davaya devam etmek isterse, onlara tebligat yapılabilmesi için bir süre bekler veya terekeye temsilci atanmasını isteyebilir. Ölen bir kişi adına yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay 1. HD, 2017/4772 E., 2018/372 K.). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-50-taraf-ehliyeti.html)