TCK m. 299/3 uyarınca, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Bu 'kovuşturma şartı'nın, soruşturma ve kovuşturma evreleri üzerindeki etkilerini açıklayınız. Cumhuriyet savcısı, izin talebinde bulunmadan önce hangi işlemleri yapmakla yükümlüdür ve izin verilmemesi durumunda nasıl bir karar tesis edilir?
TCK m. 299/3'teki 'izin', bir muhakeme şartı olup, 'kovuşturma' yapılabilmesi için gereklidir. Bu, soruşturma ve kovuşturma evrelerini şu şekilde etkiler: 1. **Soruşturma Evresi:** Cumhuriyet savcısı, suç şüphesini öğrendiğinde soruşturma başlatmak için Adalet Bakanı'ndan izin almak zorunda değildir. Savcı, re'sen soruşturma işlemlerini (ifade alma, delil toplama vb.) yürütebilir. Bu aşamada izin şartı aranmaz. Savcı, soruşturma sonucunda yeterli şüpheye ulaşırsa, kamu davası açmak için iddianame düzenlemeden önce, dosyayı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne göndererek 'kovuşturma izni' (olur) talep eder. 2. **Kovuşturma Evresi:** Kamu davasının açılabilmesi, yani kovuşturma evresine geçilebilmesi için Adalet Bakanı'nın izni mutlak bir ön şarttır. İzin olmadan iddianame düzenlenip mahkemeye sunulamaz; sunulsa bile mahkeme CMK m. 174 uyarınca iddianameyi iade etmelidir. Eğer savcı, soruşturma sonucunda yeterli delil bulamazsa, izin talebinde bulunmaksızın doğrudan 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' (KYOK) verir. Adalet Bakanlığı'nın izin talebini reddetmesi halinde de savcı, faile isnat edilen suçtan dolayı kamu davası açma olanağını yitirir ve yine KYOK vermek zorundadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)