Mart 2022 tarihli Kanun Teklifi ile TCK m. 62'de (takdiri indirim) yapılması önerilen değişikliklerden 'failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz' ibaresini, 'cezanın bireyselleştirilmesi' ilkesi ve hakimin takdir yetkisi açısından eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutunuz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40845

Bu önerilen değişiklik, kamuoyunda 'kravat indirimi' olarak bilinen tartışmalara bir tepki olarak sunulmuştur. Ancak hukuki açıdan sorunludur. 'Cezanın bireyselleştirilmesi' ilkesi, hakimin soyut kanun metnini somut olaya ve faile özgüleyerek adil bir ceza belirlemesini amaçlar. TCK m. 62, bu ilkenin en önemli araçlarından biridir ve hakime geniş bir takdir yetkisi tanır. Önerilen 'şekli tutum ve davranışlar' ibaresi, son derece belirsiz ve subjektif bir kavramdır. Bir davranışın 'şekli' mi olduğu yoksa failin gerçek 'pişmanlığını gösteren' bir davranış mı olduğu ayrımı son derece zordur. Bu tür bir düzenleme, hakimin, failin duruşmadaki genel halini, tavrını ve samimiyetini değerlendirme yetkisine doğrudan bir müdahale niteliğindedir. Mahkeme kararlarında zaten takdiri indirim gerekçesi olarak 'kravat takması' gibi bir ifade kullanılmamaktadır; indirim 'yargılama sürecindeki olumlu davranışları' gibi daha genel ifadelere dayandırılır. Bu teklif, yasal düzenlemenin ruhuna aykırı, popülist bir yaklaşımdır ve kanun tekniği açısından isabetsizdir. TCK m. 62'deki asıl sorun, uygulamada gerekçelerin yetersiz veya basmakalıp olmasıdır. Çözüm, hakimin takdir alanını bu şekilde daraltmak değil, Anayasa m. 141 ve CMK m. 34 uyarınca takdiri indirimin somut ve denetlenebilir gerekçelere dayandırılması zorunluluğunu pekiştirmektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tck-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi)