Adli ve Önleme Arama Yönetmeliği'nin 27. maddesi, kolluğa 'daha geniş çaplı kontrol yapma' yetkisi tanımaktadır. Bu Yönetmelik hükmünün, dayandığı PVSK m. 4/A'nın sınırlarını aşıp aşmadığını ve 'normlar hiyerarşisi' ilkesi açısından hukuki durumunu analiz ediniz.
Normlar hiyerarşisi ilkesi gereğince, yönetmelikler kanunlara, kanunlar da Anayasa'ya aykırı olamaz (Anayasa m. 11). Yönetmelikler, kanunların uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere çıkarılır ve kanuna aykırı hükümler içeremez. Adli ve Önleme Arama Yönetmeliği m. 27/6-f'de yer alan 'Uyuşturucu gibi belirli bir şeyin, kişinin herhangi bir yerinde gizlendiği düşünülüyorsa, daha geniş çaplı kontrol yapılabilir.' hükmü, PVSK m. 4/A ile karşılaştırıldığında tartışmalıdır. PVSK m. 4/A'nın 6. fıkrası, alınacak tedbirin amacını 'kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek' ve kapsamını 'silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşya' ile sınırlamaktadır. Ayrıca aynı fıkrada 'Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez.' şeklinde açık bir sınırlama getirilmiştir. Yönetmeliğin 'daha geniş çaplı kontrol' ifadesi, bu kanuni sınırlamaları aşan, belirsiz ve keyfiliğe açık bir yetki tanıma potansiyeli taşımaktadır. Kanunda açıkça yasaklanan 'elbisenin çıkarılması' veya 'kapalı bölümlerin açılması' gibi işlemlere kapı aralayabilecek bu ifade, PVSK m. 4/A'nın sınırlarını aşmaktadır. Bu nedenle, Yönetmeliğin bu hükmünün normlar hiyerarşisine aykırı olduğu ve kanunla tanınmayan bir yetkiyi idari bir düzenlemeyle yaratmaya çalıştığı ileri sürülebilir. Bu şekilde elde edilen bir delil, hukuka aykırı delil (Anayasa m. 38/6) olarak kabul edilmelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)