Soruşturma evresinde sulh ceza hakimi, Cumhuriyet savcısının tutuklama talebini reddedip, talepte bulunulmadığı halde re'sen adli kontrol kararı verebilir mi? Kovuşturma evresinde mahkemenin bu yönde bir yetkisi var mıdır? Konuyu CMK m. 110 ve ilgili hükümler çerçevesinde tartışınız.
Soruşturma evresinde adli kontrol kararı verilmesi, CMK m. 110/1 uyarınca kural olarak 'Cumhuriyet savcısının istemi üzerine' sulh ceza hakimi tarafından verilir. Bu hükümden hareketle, savcının sadece tutuklama talep ettiği bir durumda, sulh ceza hakiminin bu talebi reddedip, savcılıkça bir istem olmaksızın re'sen (kendiliğinden) adli kontrol kararı verip veremeyeceği tartışmalıdır. Uygulamada ve doktrinde, hakimin 'çoğun içinde az da vardır' (talebin reddi ve daha hafif bir tedbir uygulama) prensibiyle hareket ederek adli kontrol kararı verebileceği savunulsa da, metnin lafzı savcının istemini şart koşmaktadır. Metinde açıkça belirtildiği üzere 'hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir'. Ancak, tutukluluğa itiraz veya tutukluluk incelemesi sırasında sulh ceza hakimi, savcının talebi olmadan re'sen tutukluluk kararını kaldırarak adli kontrole karar veremez. Kovuşturma evresinde ise durum farklıdır. CMK m. 110/3, 'kovuşturma evresinde hakim veya mahkeme... re'sen de karar verebilir' hükmünü amirdir. Dolayısıyla, kovuşturma aşamasında mahkeme, savcının veya tarafların bir talebi olmaksızın, şartları oluştuğunda sanık hakkında re'sen adli kontrol kararı verebilir veya mevcut adli kontrolü kaldırabilir/değiştirebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)