Bir noter hakkında, Noterlik Kanunu m. 160 uyarınca 'gözetim ve denetim görevini yerine getirmemesi' nedeniyle ceza davası açılması, aynı olaydan kaynaklanan tazminat davasında noterin kusurlu olduğunun bir kanıtı sayılır mı?
Bu durum, noterin kusurlu olduğuna dair çok güçlü bir 'karine' teşkil eder, ancak mutlak bir kanıt değildir. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla (kusurun varlığı tespitiyle) kural olarak bağlı olmasa da, bu kararı ve dayandığı delilleri serbestçe takdir eder (TBK m. 74). Ceza mahkemesinde noterin gözetim görevini ihmal ettiğinin kesinleşmesi, hukuk mahkemesinde de özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve kusurlu olduğunun kabulü için çok önemli bir delildir. Noterin, bu karineyi çürütecek çok güçlü karşı deliller sunması gerekir. Ancak noterlerin sorumluluğu zaten kusursuz sorumluluk olduğu için, bu ceza davası, özellikle tazminat davasının 'ceza zamanaşımı' süresinden yararlanması açısından daha büyük önem taşır (YHGK - 2015/785).