TCK m. 272/5'in uygulanabilmesi için, aleyhine yalan tanıklık yapılan kişinin 'gözaltına alınması veya tutuklanması' şartı aranmaktadır. Peki, kişi yalan tanıklık nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarılıp kısa bir süre yakalanıp ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırsa, bu fıkra uygulanır mı?
Bu durum yoruma açıktır, ancak fıkranın lafzına ve amacına bakıldığında uygulanması zordur. 'Gözaltı' ve 'tutuklama', CMK'da tanımlanan, kişinin hürriyetini belirli bir süre kısıtlayan koruma tedbirleridir. Yakalama ise, kişiyi hakim veya savcı önüne götürmek amacıyla yapılan anlık bir hürriyet kısıtlamasıdır. Eğer yakalama, CMK'daki usule uygun bir 'gözaltı' kararına dönüşmemişse, sadece yakalanıp ifade alındıktan sonra serbest bırakılma, TCK m. 272/5'in lafzındaki 'gözaltına alınma' şartını tam olarak karşılamayabilir. Ancak, somut olayın özelliklerine göre, yakalamanın fiili bir gözaltı niteliği taşıyıp taşımadığı hakim tarafından değerlendirilebilir.