Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru yolunu, AİHM 'etkili bir iç hukuk yolu' olarak kabul etmektedir. Ancak 'Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkı' makalesine göre, AİHM'in AYM tarafından verilen tazminatları 'yetersiz' bulması, bu etkililik ilkesini nasıl zedeler?
Etkili bir iç hukuk yolu, sadece bir hak ihlalini tespit etme yeteneğine sahip olmamalı, aynı zamanda bu ihlali 'yeterli bir şekilde giderme' kapasitesine de sahip olmalıdır. Giderim yollarından biri de tazminattır. Eğer iç hukuk yolunun (AYM'nin) hükmettiği tazminat, AİHM'in yerleşik içtihatlarına göre aşırı derecede düşük kalıyorsa, bu durum ihlalin tam olarak giderilmediği anlamına gelir. Makalede atıf yapılan Bulaç ve Murat Aksoy kararlarında AİHM, AYM'nin tazminatını yetersiz bularak başvurucuların 'mağdur' statüsünün devam ettiğine karar vermiştir. Bu, AYM'nin kararının ihlali gidermede 'etkisiz' kaldığı ve bu nedenle AİHM'in davayı yeniden incelemesinin meşru olduğu sonucunu doğurur. Bu tür kararlar, bireysel başvuru yolunun genel etkililiğine gölge düşürmektedir.