Bir hukuk davasında, tarafların HMK m. 203 uyarınca yakın akraba olmalarına rağmen, aralarındaki hukuki işlemi bir senede (yazılı belgeye) bağlamış olmaları, tanıkla ispat kuralını nasıl etkiler?
Bu durumda tanıkla ispat imkanı ortadan kalkar. HMK m. 203/1-a'nın temel mantığı, yakın akrabalar arasında senet alınmasındaki 'manevi imkansızlık'tır. Eğer taraflar bu manevi imkansızlığa rağmen aralarındaki ilişkiyi bir senede bağlamışlarsa, artık bu varsayıma dayanılamaz. Bu durumda, hukuki işlem genel kurala, yani HMK m. 201'deki 'senede karşı iddianın yine senetle ispatı' kuralına tabi olur. Dolayısıyla, senede bağlanmış bir işleme karşı ileri sürülen iddialar (örneğin, senedin hatır senedi olduğu, bedelin ödendiği vb.), taraflar yakın akraba olsa bile, tanıkla değil, ancak başka bir yazılı delille veya kesin delillerle (ikrar, yemin) ispat edilebilir. (Bkz: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/664 E., 2019/2161 K. ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/6083 E., 2019/2681 K.)