Bir noter, sahte bir sürücü belgesine dayanarak araç satış sözleşmesi düzenlemiştir. Belgenin sahteliği, üzerindeki imza ile satıcının attığı imza arasındaki gözle görülür farktan anlaşılabilmektedir. Araç alım satımıyla uğraşan davacı da bu farkı kontrol etmemiştir. Bu durumda tazminat sorumluluğu nasıl paylaştırılır?
Bu durumda bir 'birlikte kusur' veya 'ortak kusur' durumu söz konusudur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/1811 sayılı kararında benzer bir olay ele alınmıştır. Noterin, imza farklılığı gibi bariz bir hatayı gözden kaçırması, onun özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösterir ve kusursuz sorumluluğunu doğurur. Ancak, araç alım satımı gibi bir işle iştigal eden, yani bu konuda profesyonel olan davacının da, kendisinden beklenen asgari özeni göstererek belgeleri ve imzaları kontrol etmemesi, onun da zararın doğmasında 'müterafik kusuru' olduğunu gösterir. Bu durumda mahkeme, TBK m. 52 (eski BK m. 44) uyarınca, tarafların kusur oranlarını belirleyerek, noterin ödemesi gereken tazminat miktarından davacının kusuru oranında hakkaniyete uygun bir indirim yapmalıdır.