Bir noter, sahte belgelerle yapılan bir işlemde, Noterlik Kanunu m. 72'de belirtilen 'kimlik, adres ve yeteneği ve gerçek isteklerinin tamamını öğrenme' yükümlülüğünü nasıl yerine getirmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki beklentisi nedir?
Yargıtay, noterlerden bir grafoloji uzmanı gibi davranmalarını beklemese de, basit bir dikkat ve özenle anlaşılabilecek sahtelikleri veya şüphe uyandıran durumları fark etmelerini beklemektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/1811 sayılı kararında olduğu gibi; kimlikteki imza ile işlemdeki imza arasında bariz fark olması, kimlikteki ilgili bölümlerin hatalı veya anlamsız doldurulması gibi durumlar, noterin özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösterir. Noter, bu gibi durumlarda şüphelenmeli, ek teyit mekanizmalarını (örneğin MERNİS sorgulaması, ek kimlik belgesi isteme) kullanmalı ve işlemi yapmaktan kaçınmalıdır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, noterin kusursuz sorumluluğunu doğurur.