AİHM'in 'Kavala' kararında, AYM önünde geçen 16 ay 24 günlük sürenin İHAS m. 5/4'ü (süratli inceleme) ihlal ettiğine karar vermesi, AYM'nin iş yükü dikkate alındığında nasıl yorumlanmalıdır?
AİHM, AYM'nin özellikle 15 Temmuz sonrası olağanüstü iş yükünün farkında olduğunu birçok kararında belirtmiştir. Ancak 'Kavala' kararında, bu iş yükünün ve OHAL koşullarının, devletlere temel hakları (özellikle kişi hürriyeti gibi) kısıtlamak için sınırsız bir takdir yetkisi vermediğini vurgulamıştır. Mahkeme, kişi hürriyetine ilişkin şikayetlerin doğası gereği acil olduğunu ve bu nedenle ulusal makamların bu tür başvurulara öncelik vermesi gerektiğini belirtir. 16 ayı aşan bir sürenin, bu öncelik ve aciliyet gerekliliğine rağmen, 'süratlilik' standardını karşılamadığına karar vermiştir. Bu, iş yükünün bir mazeret olabileceğini ancak bunun da bir sınırı olduğunu gösteren bir yaklaşımdır.